Hidayet Uygulamayı aç
Ana sayfaKur'an-ı KerimMürselât Suresi

Mürselât Suresi

50 ayet · Mekke döneminde indi · adının anlamı "Gönderilenler"

Ali Bulaç Diyanet İşleri Meali Elmalılı Hamdi Yazır Süleyman Ateş Yaşar Nuri Öztürk
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
1
وَٱلْمُرْسَلَٰتِ عُرْفًۭا
velmürselâti `urfâ.
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
2
فَٱلْعَٰصِفَٰتِ عَصْفًۭا
fel`âṣifâti `aṣfâ.
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
3
وَٱلنَّٰشِرَٰتِ نَشْرًۭا
vennâşirâti neşrâ.
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
4
فَٱلْفَٰرِقَٰتِ فَرْقًۭا
felfâriḳâti ferḳâ.
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
5
فَٱلْمُلْقِيَٰتِ ذِكْرًا
felmülḳiyâti ẕikrâ.
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
6
عُذْرًا أَوْ نُذْرًا
`uẕran ev nüẕrâ.
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
7
إِنَّمَا تُوعَدُونَ لَوَٰقِعٌۭ
innemâ tû`adûne levâḳi`.
Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
8
فَإِذَا ٱلنُّجُومُ طُمِسَتْ
feiẕe-nnücûmü ṭumiset.
Yıldızların ışığı giderildiği zaman, Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
9
وَإِذَا ٱلسَّمَآءُ فُرِجَتْ
veiẕe-ssemâü füricet.
Gök yarıldığı zaman, Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
10
وَإِذَا ٱلْجِبَالُ نُسِفَتْ
veiẕe-lcibâlü nüsifet.
Dağlar pamuk gibi atıldığı zaman, Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
11
وَإِذَا ٱلرُّسُلُ أُقِّتَتْ
veiẕe-rrusülü üḳḳitet.
Peygamberlere ümmetleri hakkında şahidlik vakitleri bildirildiği zaman; Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
12
لِأَىِّ يَوْمٍ أُجِّلَتْ
lieyyi yevmin üccilet.
Bu, hangi güne bırakılmıştı? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
13
لِيَوْمِ ٱلْفَصْلِ
liyevmi-lfaṣl.
Hüküm gününe bırakılmıştı. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
14
وَمَآ أَدْرَىٰكَ مَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ
vemâ edrâke mâ yevmü-lfaṣl.
Hüküm gününün ne olduğunu sen nerden bilirsin? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
15
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
O gün yalanlamış olanların vay haline! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
16
أَلَمْ نُهْلِكِ ٱلْأَوَّلِينَ
elem nühliki-l'evvelîn.
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
17
ثُمَّ نُتْبِعُهُمُ ٱلْءَاخِرِينَ
ŝümme nütbi`uhümü-l'âḫirîn.
Öncekileri yok etmedik mi? Ardından, sonrakileri de onlara katarız. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
18
كَذَٰلِكَ نَفْعَلُ بِٱلْمُجْرِمِينَ
keẕâlike nef`alü bilmücrimîn.
Suçlulara böyle yaparız. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
19
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
O gün, yalanlamış olanların vay haline!. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
20
أَلَمْ نَخْلُقكُّم مِّن مَّآءٍۢ مَّهِينٍۢ
elem naḫlukküm mim mâim mehîn.
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
21
فَجَعَلْنَٰهُ فِى قَرَارٍۢ مَّكِينٍ
fece`alnâhü fî ḳarârim mekîn.
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
22
إِلَىٰ قَدَرٍۢ مَّعْلُومٍۢ
ilâ ḳaderim ma`lûm.
Sizi bayağı bir sudan yaratıp onu belli bir süreye kadar sağlam bir yere yerleştirmedik mi? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
23
فَقَدَرْنَا فَنِعْمَ ٱلْقَٰدِرُونَ
feḳadernâ. feni`me-lḳâdirûn.
Buna gücümüz yeter; Biz ne güzel güç yetireniz! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
24
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
O gün yalanlamış olanların vay haline! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
25
أَلَمْ نَجْعَلِ ٱلْأَرْضَ كِفَاتًا
elem nec`ali-l'arḍa kifâtâ.
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
26
أَحْيَآءًۭ وَأَمْوَٰتًۭا
aḥyâev veemvâtâ.
Biz yeryüzünü, dirilerin ve ölülerin toplantı yeri yapmadık mı? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
27
وَجَعَلْنَا فِيهَا رَوَٰسِىَ شَٰمِخَٰتٍۢ وَأَسْقَيْنَٰكُم مَّآءًۭ فُرَاتًۭا
vece`alnâ fîhâ ravâsiye şâmiḫâtiv veesḳaynâküm mâen fürâtâ.
Orada yüksek yüksek sabit dağlar var edip size tatlı sular içirmedik mi? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
28
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
Yalanlamış olanların vay o gün haline! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
29
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ مَا كُنتُم بِهِۦ تُكَذِّبُونَ
inṭaliḳû ilâ mâ küntüm bihî tükeẕẕibûn.
İnkarcılara o gün şöyle denir: "yalanlayıp durduğunuz şeye gidin;" Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
30
ٱنطَلِقُوٓا۟ إِلَىٰ ظِلٍّۢ ذِى ثَلَٰثِ شُعَبٍۢ
inṭaliḳû ilâ żillin ẕî ŝelâŝi şu`ab.
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
31
لَّا ظَلِيلٍۢ وَلَا يُغْنِى مِنَ ٱللَّهَبِ
lâ żalîliv velâ yugnî mine-lleheb.
"gölge yapmayan ve ateşten de korumayan cehennem dumanının üç kollu gölgesine gidin." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
32
إِنَّهَا تَرْمِى بِشَرَرٍۢ كَٱلْقَصْرِ
innehâ termî bişerarin kelḳaṣr.
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
33
كَأَنَّهُۥ جِمَٰلَتٌۭ صُفْرٌۭ
keennehû cimâlâtün ṣufr.
O gölgenin saçtığı her bir kıvılcım sanki birer sarı devedir, konak gibi de büyüktür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
34
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
Yalanlamış olanların o gün vay haline! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
35
هَٰذَا يَوْمُ لَا يَنطِقُونَ
hâẕâ yevmü lâ yenṭiḳûn.
Bu, onların konuşamayacakları gündür. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
36
وَلَا يُؤْذَنُ لَهُمْ فَيَعْتَذِرُونَ
velâ yü'ẕenü lehüm feya`teẕirûn.
Onlara izin de verilmez ki özür beyan etsinler. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
37
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
Yalanlamış olanların o gün vay haline! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
38
هَٰذَا يَوْمُ ٱلْفَصْلِ ۖ جَمَعْنَٰكُمْ وَٱلْأَوَّلِينَ
hâẕâ yevmü-lfaṣl. cema`nâküm vel'evvelîn.
"Bu, sizleri ve öncekileri topladığımız hüküm günüdür." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
39
فَإِن كَانَ لَكُمْ كَيْدٌۭ فَكِيدُونِ
fein kâne leküm keydün fekîdûn.
"Eğer bir düzeniniz varsa Bana kurun." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
40
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
Yalanlamış olanların o gün vay haline!. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
41
إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى ظِلَٰلٍۢ وَعُيُونٍۢ
inne-lmütteḳîne fî żilâliv ve`uyûn.
Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlar, elbette gölgeliklerde ve pınar başlarındadırlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
42
وَفَوَٰكِهَ مِمَّا يَشْتَهُونَ
vefevâkihe mimmâ yeştehûn.
Canlarının istediği meyveler arasındadırlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
43
كُلُوا۟ وَٱشْرَبُوا۟ هَنِيٓـًٔۢا بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ
külû veşrabû henîem bimâ küntüm ta`melûn.
Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz." Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
44
إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ
innâ keẕâlike neczi-lmuḥsinîn.
Biz, iyi davrananlara işte böyle karşılık veririz. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
45
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
O gün yalanlamış olanların vay haline Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
46
كُلُوا۟ وَتَمَتَّعُوا۟ قَلِيلًا إِنَّكُم مُّجْرِمُونَ
külû vetemette`û ḳalîlen inneküm mücrimûn.
Yiyiniz, biraz zevkleniniz bakalım, doğrusu sizler suçlularsınız. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
47
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
O gün yalanlamış olanların vay haline! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
48
وَإِذَا قِيلَ لَهُمُ ٱرْكَعُوا۟ لَا يَرْكَعُونَ
veiẕâ ḳîle lehümü-rke`û lâ yerke`ûn.
Onlara "Rüku edin" denildiğinde rükua varmazlar. Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
49
وَيْلٌۭ يَوْمَئِذٍۢ لِّلْمُكَذِّبِينَ
veylüy yevmeiẕil lilmükeẕẕibîn.
O gün yalanlamış olanların vay haline! Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
50
فَبِأَىِّ حَدِيثٍۭ بَعْدَهُۥ يُؤْمِنُونَ
febieyyi ḥadîŝim ba`dehû yü'minûn.
Kuran'dan başka hangi söze inanacaklar? Diyanet İşleri Meali · bu ayetin sayfası · dinle
← İnsân
Tüm sureler Nebe' →

Hidayet uygulaması — namaz vakti bildirimi, sesli Kur'an dinleme, kıble pusulası, tesbihmatik ve yapay zekâ destekli soru-cevap. Kurulum gerektirmez, tarayıcıdan açılır.

Ücretsiz kullan